Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2017 Cumartesi

Pardus 17.1 İnceleme

Uzun bir aradan sonra yeni bir yazı ile sizlerin karşısına yeniden çıkmak çok güzel bir duygu... Son zamanlarda gerek iş yoğunluğum gerekse vizelerin yoğunluğundan ötürü blogu oldukça fazla boşladığımın farkındayım. Bu yüzden bugünden itibaren en azından haftada bir bile olsa blogumda bir yazı yayınlama kararı aldım. Kısacası artık daha sık görüşebileceğiz. Lafı fazla uzatmadan konuya direkt olarak balıklama dalma düşüncesindeyim.


Bildiğiniz gibi (özellikle Linux kullanıcıları daha iyi bilir) Tübitak tarafından geliştirilen bir yerli Linux dağıtımımız var, adı Pardus. Pardus denildiğinde aslında tek bir işletim sistemi gelse de insanların aklına aslında bu durum biraz karışık (bunu farklı bir yazıda dile getiririm) ve yazının devamında Tübitak tarafından geliştirilen Pardus sürümü için konuşacağız. Tübitak geçtiğimiz günler yayınladığı görselle Pardus için uzun vadeli bir program belirlediğini ve geliştirmeleri sürekli hale getirdiğini açıkladı.


Yukarıda gördüğünüz bu takvimde Tübitak Pardus'un geliştirmelerine 2025 yılına kadar aralıksız devam edecek. Bu durum bu yüzden sevindirici bir haber. Bunun yanı sıra bir süredir kullandığım Pardus 17 (gelen son güncelleme ile artık 17.1 oldu) hakkında gözlemlerimden kısa bir şekilde bahsetmek istiyorum.


Öncelikle önceki Pardus sürümlerine nazaran XFCE masaüstü ortamını varsayılan olarak kabul eden bu sürüm görsellik açısından benim çok hoşuma gitti. Özellikle XFCE özelleştirmelerinin artıları ve Pardus'un varsayılan duvar kağıtları ve simge setleri de son zamanların modası olan materyal tasarıma uygun bir şekilde seçilmiş olması gerçekten güzel olmuş. Son kullanıcı olarak kurulumda ve kullanımda herhangi bir zorluk çekmediğim için son kullanıcı olarak sizlere de kesinlikle öneririm. Özellikle masaüstü ortamı olarak en hafif ortamlardan biri olan XFCE'nin varsayılan olması ve RAM tüketiminin düşük olması eski bilgisayarlar için bile rahatlıkla kullanılabilecek bir dağıtım olarak karşımıza çıkıyor.

Aslında yazılacak belki birçok konu var ancak hem biraz teknik konulara girmesi hemde başka sitelerden çok daha detaylı olarak öğrenebileceğiniz için son kullanıcı açısından kısa bir incelememi sunmak istedim. Eğer olur da indirmek isterseniz aşağıdaki  linklerden hem XFCE hem de Deepin arayüzlü halini indirebilirsiniz.

Pardus 17.1 XFCE indir

Pardus 17.1 Deepin indir


6 Nisan 2017 Perşembe

Ofisinizde Yazılım Maliyetinden Kurtulun

Kurumlar her yıl lisanslı ürünlere tonlarca para harcıyor ve bunun karşılığını da ne yazık ki göremiyor. Bu yazımda bilgisayarlarında sadece ofis ve antivirüs uygulamaları kullanan bir işletmenin yıllık olarak yaptığı lisans masraflarından bahsedeceğim ve alternatif yollar önereceğim. 


Öncelikle işletmemizde 5 tane bilgisayar ve bu bilgisayarlarda Windows 10, Microsoft Office ve Norton Antivirüs programı yüklü olsun. Bu programların fiyatlarını aşağıda sitelerinden alarak verdim.

Windows 10 Home: 499,99TL
Microsoft Office 365: 30TL/Aylık (360TL/Yıllık *En düşük PC paketi)
Norton Security Standart: 69,99TL/1Bilgisayar (5 Bilgisayar için 69,99TL'den hesaplandığında (69,99TL ise indirimli fiyat normal fiyatı 119TL) 349,95 TL / Yıllık )

Toplamda ise yıllık olarak 1209,94TL sadece lisans masrafı ortaya çıkıyor. Ayrıca bu bilgisayarlara yeni türeyen kırılması oldukça zor olan cryptolocker adı verilen ve dosyaları özel olarak şifreleyerek sizden fidye isteyen virüsleri de katarsak yaklaşık olarak 2000TL civarında lisans ve korunma masrafı ortaya çıkıyor. 

Evet belki bir işletme için çok büyük bir bütçe olmayabilir ancak hiç masraf çıkmaması bir işletme için her zaman çok daha iyidir. 


Şimdi ise Linux kullanan ve aynı uygulamaların Linux versiyonlarını kullanan bir işletmeyi düşünelim.İşletim sistemi olarak TÜBİTAK tarafından geliştirilen Pardus Kurumsal, ofis uygulaması LibreOffice kullansın.Şimdi maliyetlerimize bakalım.

Pardus Kurumsal: Ücretsiz olarak dağıtılıyor. Ayrıca teknik destek konusunda gerek TÜBİTAK yetkilileri gerekse Pardus Topluluk gönüllüleri ücretsiz olarak destek sağlıyor.

LibreOffice: Ücretsiz olarak dağıtılıyor ve Microsoft Office ile yapabildiğiniz tüm işlemlerin birebir aynılarını yapabiliyor ve dökümanlarınızı da Office uzantısında (.doc, .docx, .ppt, .pptx, .xls vs.) kaydedebiliyorsunuz. 

Antivirüs: Linux tabanlı bir işletim sistemi olduğu için virüs bulaşma olasılığı çok çok çok düşük bir seviye de... Ayrıca bulaştığını bile varsayarsak Linux altyapısını kullanan hiçbir işletim sisteminde, kurulum sırasında belirlediğiniz yönetici parolasını girmeden ana sisteme zarar verecek bir işlem yapılamadığından siz izin vermediğiniz sürece virüs sisteminizde barınamaz.

Toplamda ise geliştiricilere bağış yapmadığınız sürece lisans ücreti olarak ödeyeceğiniz bir ücret bulunmuyor ve güvenli bir şekilde sınırsız olarak kullanabiliyorsunuz.

24 Aralık 2016 Cumartesi

Microsoft, Linux Vakfına Katıldı. Peki Neden?

Hepimizin, bilgisayar denince aklına ekran, klavye, mouse ve ekrandaki Windows logosu gelir. Windows dediğimizde ise işletim sistemleri dünyasının adeta bir Sabri Reyiz'i olan Windows XP gelir. İşte Microsoft ilk ortaya çıktığı günden bu yana öyle güzel işlemiş ki bunu bize, biraz araştıran ya da sorgulayan biri değilsek hemen tek işletim sistemi Windows gibi düşünüyoruz. Bu tıpkı  internetin sadece Google ve Facebook'tan varolduğunu düşündüğümüz gibi (he bide haber siteleri).


Peki Bill Gates amcamız hepimizde bu etkiyi bırakmışken, Linux Vakfına neden katıldı. Gerçi Bill Gates değil, Satya Nadella ama sonuç olarak Microsoft'un büyü bir orandaki hissesine hala Bill Gates sahip ve onun onayı olmadan kolay kolay böyle bir işe kalkışılacağını düşünmüyorum. Her neyse konumuza dönelim. Bill Gates ya da Satya Nadella Microsoft'un Linux Vakfına neden üye olmasını istemiş olabilir ki? Aslında benim aklımda bir kaç ihtimal var. Şimdi sırasıyla bunlara bir bakalım.

Windows Phone Başarısızlığı

Microsoft aslında her ne kadar (bana göre) Windows Phone 8 ile büyük bir çıkış yakalamış olsa da uygulama geliştiricileri kendisine çekmeyi başaramaması ve Satya Nadella'nın bir konuşmasında Windows Phone'larda başarısızlığa uğradıklarını kabul etmesi ve geliştirmelerin durdurulduğunu açıklaması her ne kadar benim gibi Windows Phone sevenleri üzdüyse de ortada da bir gerçek mevcut. Özellikle sektörde büyük bir pasta dilimine sahip olan Android'in Linux çekirdeğini kullandığını düşünürsek ve hatta Ubuntu Touch'ın da aynı şekilde bir Linux dağıtımı olan Ubuntu'nun çatallanmasıdan ortaya çıktığını varsayarsak aslında Linux telefonlar için ideal bir altyapıyı sunuyor. Hatta bazı kullananlar Ubuntu Touch'ın Android'den daha verimli olduğunu dahi söylüyorlar.


Bu durum göz önüne alındığında Microsoft'un acaba Linux çekirdeğini kullanan bir mobil işletim sistemi yapabileceği benim aklımı kurcalayan nedenlerden biri. Bu düşünceme delil olarak ise Microsoft'un Windows Phone 10 ile Android uygulamalarını çalıştırabilen bir yapıda olmasını sizlere sunabilirim. Sonuçta Microsoft, BlackBerry gibi uygulama açığını Android uygulamalar ile kapatmak istemişti.

Stabil Bir Windows?

Herhangi bir Linux dağıtımı kullananlar bilir, özellikle Windows'tan sonra Liux kullanmak ilaç gibi gelir insana... O hız, o stabillik, o özelleştirilebilirlik... Gerçekten çok güzel hissettirir, hele ki bilgisayarınız eski ve düşük bir donanıma sahipse. Kali Linux (eskiden Backtrack olarak bilinirdi) ile ortaya çıkan "heçkırlar Kali kullanıyormuş", "Kali'den face patlatma", "Kali'de site heykleme", "Kali yükleyip heçkır olcam" muhabbetleri ile bir çok gencimiz Kali kuramayıp (kurulumu zordur) "o da Linux bu da Linux" mantığıyla farklı dağıtımlara yönelerek arkadaşlarına hava atıp Linux'un tanınırlığını artırmışlardır. Son zamanlarda dünya da hızla yaygınlaşan Linux kullanıcılarının Windows'un stabilliğinden şikayet etmesi belki de Microsoft'u yeni arayışlara yöneltmiş olabilir.

Bayern Münih & Borussia Dortmund Kardeşliği

Bayern ve Dortmund arasındaki hikayeyi bilmeyeniniz yoktur herhalde. Hiç bilmeyenler için Dortmund bir ekonomik krize girer ve yüksek bir meblağ borcu vardır, kulüp artık iflasını duyurmak üzeredir. Ancak bir yardım eli uzanır ve Bayern 3 milyon euro borç verir. Dortmund o parayla acil ödemelerini yapar ve artan kısmı ile altyapısını güçlendirir. İlerleyen zamanlarda ise borcunu kapatıp stat satın alır ve sonrasında gelen şampiyonluklar olarak devam eder ancak her şey o 3 milyon euro ile başlar.

Belki bir centilmenlik örneği olarak Microsoft'un sırf Linux'a destek olmak için bu tarz bir üyelik işlemini her ne kadar düşük bir ihtimalde olsa düşünmüyor değilim. Tamam kabul bu biraz fazla Pollyanna'cı bir bakış açısı oldu ama belki de adamlar vicdan yaptı. 

Velhasılı kelam adamlar Linux Vakfına üye oldular ve yıllık 500.000 dolar Linux Vakfına ödemeyi kabul ettiler. Artık bundan sonrasını sıkı takip etmek gerekecek.